Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın sağlık durumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Hakkındaki 'terör' suçlamasıyla Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve kronik rahatsızlıkları nedeniyle sık sık hastaneye sevk edilen Polat'ın durumu merak konusuydu. Yılmaz, katıldığı canlı yayında konuya ilişkin detayları paylaştı.
Adli Tıp Süreci Başladı
Cevdet Yılmaz, Mahir Polat'ın sağlık sorunlarının devam etmesi üzerine Adli Tıp Kurumu'na başvurulduğunu belirtti. "Mahir Polat konusunda hastaneye sevki oluyor. Ardından bu şikayetler devam ettiği için Adli Tıp'a müracaat söz konusu. Adli Tıp uzman kurum. Onun kararı neyse o yönde de işlem yapılacaktır," şeklinde konuşan Yılmaz, sürecin Adli Tıp'ın vereceği karar doğrultusunda ilerleyeceğini vurguladı.
Devletin Sorumluluğu Vurgusu
Yılmaz, açıklamasında tüm tutukluların devletin emanetinde olduğunu ve sağlıklarının korunmasının devletin sorumluluğunda olduğunu özellikle vurguladı. "Tüm tutuklular devletimize emanettir. Devlet kurumlarına düşen insanların sağlığını korumaktır. İşlediği suç ne olursa olsun hapishanede olanlar devletimize ve hukuka emanettir. Hiç kimsenin bir endişesi olmasın," ifadelerini kullandı. Bu sözler, tutuklu ve hükümlülerin sağlık haklarına ilişkin önemli bir mesaj niteliği taşıyor.
Sağlık Hakkı ve Hukuk Devleti İlkesi
Cevdet Yılmaz'ın açıklamaları, Türkiye'de hukuk devleti ilkesinin ve tutuklu/hükümlülerin sağlık haklarının korunmasına verilen önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Anayasa'nın ilgili maddeleri ve uluslararası sözleşmeler, devletin tüm bireylerin sağlık hakkını koruma yükümlülüğünü belirtmektedir. Bu kapsamda, cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin etkinliği ve tutuklu/hükümlülerin sağlık sorunlarına zamanında müdahale edilmesi büyük önem taşıyor.
Sonuç
Cevdet Yılmaz'ın Mahir Polat'ın sağlık durumu hakkındaki açıklamaları, kamuoyunda oluşan endişeleri gidermeye yönelik önemli bir adım oldu. Adli Tıp sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve Polat'ın sağlık durumuna ilişkin kararların titizlikle alınması bekleniyor. Devletin tüm tutuklulara karşı sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesi, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak değerlendiriliyor.