Gazze'nin Unutulmayan Çığlığı: Gerçekler Ortaya Çıkıyor!
Gündem

Gazze'nin Unutulmayan Çığlığı: Gerçekler Ortaya Çıkıyor!


09 November 20255 dk okuma66 görüntülenmeSon güncelleme: 10 February 2026

Gazze'de iki yılı aşkın süredir devam eden soykırım, aslında yüzyılı aşan emperyal Siyonist işgal planının en kanlı dönemine işaret ediyor. Bu süreç, başta İngiltere olmak üzere sonrasında ABD’nin güvenlik şemsiyesi altında sürdürülen Siyonist kolonileştirme politikasının zirvesini oluşturuyor. 19. yüzyılın ortalarından itibaren Siyonist liderler, Filistin topraklarını hedef bölge olarak belirlemişlerdi. Bu hedef uğruna, dini, siyasi ve ekonomik gerekçeleri emperyal politikalarla uyumlu hâle getirerek son yüzyılın en kanlı işgal ve ilhak politikasını hayata geçirdiler.

Yalanlar Yıkılıyor: Filistin'in Gerçek Yüzü

Siyonistler ve destekçileri, Filistin topraklarında yaşayan milyonları yok sayan ve tarih dışına iten bir söylemi, akademik ve siyasi çevrelerde bugüne dek sürdürdüler. “Beyaz adamın yükü” söylemi çerçevesinde Filistin topraklarına “medeniyet götürdüklerini” iddia ettiler. Oysa bu kaba ve yalan söylem, yüz binlerce Filistinlinin ölümü ve milyonlarcasının vatanından sürülmesi pahasına bugüne kadar devam ettirildi. Ne var ki, “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” sözünde olduğu gibi, yalanlar üzerine kurulan düzenlerin de bir ömrü var. Artık bu kirli ve kanlı düzenin sonuna gelmiş durumdayız.

Son yıllarda yapılan çok sayıda araştırma, Siyonist kolonileştirme politikası öncesinde Filistin’in gelişmiş, modern ve değişime açık bir toplum olduğunu ortaya koyuyor. İşte bu gerçeği hatırlatan önemli bir çalışma, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) tarafından düzenlenen “Kuşbakışı Filistin” sergisi. Sergi, fotoğraf ve kamera kayıtlarını içeren zengin görsel materyallerle Filistin’in modern tarihini anlatıyor ve 25 Ocak 2026’ya kadar ziyarete açık kalacak.

Görsel Kanıtlar Konuşuyor: Sergiden Notlar

Sergi, hafta içi Perşembe günü, köklü bir Filistinli ailenin mensubu olan, eski Columbia Üniversitesi profesörlerinden Rashid Khalidi’nin katıldığı özel bir oturumla değerlendirildi. Prof. Khalidi, “Kuşbakışı Filistin” sergisinin, Siyonist işgal altındaki toprakların gerçek tarihini anlattığını vurguladı. Tarihçilerin esas malzemesinin kelimeler olduğunu belirten Filistinli profesör, görsel materyallerin tarihsel algıyı derinleştirdiğini ifade etti. Khalidi bu çerçevede, “Gazze’deki soykırımın Filistinli gazeteciler tarafından dünyaya anlık olarak aktarılması, yüzyıllık yalanları sarsan büyük bir kırılma oluşturdu, Gazze’den dünyaya ulaşan görseller, yüz yıldır süregelen yalanlar kalesini altüst etti. Hayatım boyunca böyle bir değişime tanıklık etmemiştim” sözleriyle çarpıcı bir değerlendirme yaptı.

Sergiyi gezdiğinizde, Prof. Khalidi’nin sözlerinin anlamını daha iyi kavrıyorsunuz. Alanında uzman dört küratör tarafından hazırlanan, çok sayıda sanatçının destek verdiği bu sergi; haritalar, resimler, fotoğraflar, arşiv belgeleri ve röprodüksiyon materyallerle 1917 İngiliz işgali öncesi ve sonrası Filistin’in panoramasını sunuyor. En dikkat çekici bölümlerden biri, I. Dünya Savaşı sırasında Filistin’in –özellikle Kudüs’ün– havadan çekilmiş kuşbakışı fotoğrafları. Bu kareler, Filistin topraklarının modern bir şehir sistemiyle gelişmiş bir topluma sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Serginin çarpıcı bölümlerinden biri de “Ağaçları Silahlandırmak” başlığı. Bu bölüm, Siyonist yapının “medenileştirme” kisvesi altında ünlü Batılı isimleri Filistin’e getirip çam ağacı diktirerek yürüttüğü propaganda faaliyetlerini anlatıyor. Bu ağaçlar, sadece propaganda amacı taşımıyordu; yıkılan Filistin köylerini görünmez kılmak, doğayı kolonyal amaçlara hizmet ettirmek için de değerlendiriliyordu. Yani, doğa bile işgalin bir aracı hâline getirilmişti.

Direniş ve Umut: Filistin'in Yeniden Doğuşu

Filistinliler, tarihte hiçbir kolonileştirilmiş toplumda görülmemiş bir direnme gücüyle varlıklarını sürdürüyorlar. Projenin yürütücüsü Zeynep Çelik ve ekibi, bu çalışma ile yalnızca bir sergi değil, aynı zamanda bir hafıza restorasyonu gerçekleştirmiş. Prof. Khalidi’nin de vurguladığı gibi, Filistin üzerine yaşanan savaşta önemli bir kırılma anına tanıklık ediyoruz. İki yıldır yayımlanan yüz binlerce görsel, artık küresel hafızalara kazınmış durumda.

Hakikatin kurtuluşu “Kuşbakışı Filistin” sergisi, bir toplumun hafızasını tazelemenin ve yalanlar üzerine kurulmuş bir söyleme karşı gerçeği savunmanın en güçlü örneklerinden biri. Gazze’deki yıkımın, Filistinli gazetecilerin tanıklıklarıyla dünyaya aktarılması ve bu görsel hafızanın pekiştirilmesi, hakikatin yalanlar kuşatmasından kurtulması anlamına geliyor.